Üniversite eğitimi sonrası iş arama sürecinde aile evine dönen gençlerin, ekonomik gerekçelerle bu süreçte uzun süre kalmaya devam ettiği gözlemlenmektedir. Bedford'da yaşayan 24 yaşındaki N.S., ilk evinin peşinatını biriktirebilmek amacıyla yaklaşık üç yıldır ailesiyle birlikte yaşamaktadır. Pazarlama koordinatörü olarak çalışan N.S., kira ödemediği için her ay 1.000 sterlin tasarruf edebildiğini belirtmektedir.
Ekonomik Zorunluluklar ve Özgürlük Kaybı
Artan konut fiyatları ve kira maliyetleri, 20'li ve 30'lu yaşlardaki bireylerin aile evine dönüş oranını son otuz yılda önemli ölçüde artırmıştır. Bu durum, tasarruf imkanı sağlasa da bireylerin bağımsızlıklarını kaybetmeleri ve sosyal hareketliliklerinin kısıtlanması gibi sorunları beraberinde getirmektedir. N.S., ailesiyle yaşadığı süreçte daha az spontane hareket edebildiğini ve zaman zaman çatışmalar yaşadığını ifade etmiştir.
Rol Karmaşası ve İletişim Sorunları
Psikolojik danışmanlık hizmeti veren Relate kurumunda eğitim ve danışmanlık sorumlusu olan Dr. F.C., yetişkin çocukların aileleriyle yaşadıkları süreçte en büyük sorunun 'rol karmaşası' olduğunu vurgulamaktadır. Ebeveynlerin çocuklarını hala çocuk gibi görme eğilimi ile yetişkin çocukların çocukluk rollerine geri dönme eğilimi, ev içi gerginliklerin temel kaynağı olarak gösterilmektedir. Yorkshire'da annesi M. ile yedi yıldır birlikte yaşayan 37 yaşındaki C.B. da benzer süreçlerden geçtiğini belirtmiştir.
Uyum Süreci İçin Öneriler
Uzmanlar, aile evinde yaşayan yetişkinlerin süreci sağlıklı yürütebilmeleri için şu adımları önermektedir:
- Finansal katkı, ev işleri ve misafir kabulü gibi konularda net beklentiler belirlenmelidir.
- Evdeki yaşamın bağımlılık anlamına gelmediği kabul edilmeli ve sorumluluklar paylaşılmalıdır.
- Eski aile rollerinin (çocukluk dönemindeki gibi) geçerli olmadığı unutulmamalıdır.
Bu tür düzenlemelerin, tarafların birbirini 'ebeveyn-çocuk' ilişkisinden ziyade 'yetişkin ev arkadaşları' olarak görmesiyle daha verimli sonuçlar verdiği ifade edilmektedir.