USD 49,11₺ ▲0.06% EUR 55,26₺ ▲0.08% ALTIN 6.535₺ ▼0.95% BTC 4,16M₺ ▼1.93% ⛅ Istanbul 16°C
03 Ekim 2026

Magazin Radar

Yaşam • Moda • Kültür

YouTube'da Dijital Eşkıyalar Çocukları Hedef Alıyor: Tehdit, Şantaj ve Özür Videoları Sarmalı
Ünlüler

YouTube'da Dijital Eşkıyalar Çocukları Hedef Alıyor: Tehdit, Şantaj ve Özür Videoları Sarmalı

YouTube'da çocukları hedef alan siber zorbalık vakaları artıyor. Bazı hesaplar, tehdit ve şantajla çocuklara özür videosu çektiriyor. Uzmanlar, bu durumun çocuklarda ciddi psikolojik etkiler yaratabileceğini ve hukuki sonuçları olabileceğini belirtiyor.

İmza: Magazin Radar Ünlüler Servisi Yayın: 👁 1,067

YouTube platformunda, özellikle çocuklara yönelik siber zorbalık vakaları endişe verici boyutlara ulaştı. Bazı hesaplar, çocukların hesaplarını kapatma tehdidiyle onlardan 24 saat içinde özür videosu çekmelerini talep ediyor. Bu durum, çocukların dijital ortamda korkutularak baskı altına alınmasına ve içerik üretme özgürlüklerinin kısıtlanmasına neden oluyor.

Siber zorbalık yöntemleri arasında tehdit, hakaret ve şantajın yer aldığı belirtiliyor. Hedef alınan hesapların genellikle oyun videoları çeken ve yaşları küçük olduğu anlaşılan YouTube içerik üreticileri olduğu ifade ediliyor. Bu çocuklar, hesaplarının kapanacağı korkusuyla istenen özür videolarını çekip yayınlamak zorunda kalıyorlar. Bu şekilde yüzlerce, hatta binlerce özür videosunun çektirildiği tahmin ediliyor. Bu tür eylemlerin, dijital eşkıyalık olarak nitelendirildiği ve bu siber tehditleri gerçekleştirenlerin de büyük olasılıkla yaşça küçük bireyler olduğu düşünülüyor.

Konuyla ilgili olarak Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı ve Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, durumun ciddiyetini vurguladı. Kırık, bazı hesapların YouTube'da başka kullanıcıların kanallarını kapatabileceği yönündeki iddialarının dikkat çekici olduğunu belirtti. Teknik açıdan, YouTube'da bir kullanıcının başka bir kanalı doğrudan kapatmaya yönelik genel bir yetkisi bulunmadığını ifade eden Kırık, ancak hesap ele geçirme, yetkisiz erişim, sahte telif bildirimleri veya toplu şikayet mekanizmalarının kötüye kullanılması gibi yöntemlerle hesap sahiplerinin baskı altına alınabileceğini açıkladı. Bu bağlamda, söz konusu kişinin kanalları kapatabildiğine yönelik iddiası ile platformun resmi yaptırım yetkisinin birbirinden ayrılması gerektiğini belirtti.

Prof. Dr. Kırık, bu tür davranışların siber zorbalığın ötesinde, çocukları iradeleri dışında hareket etmeye zorlama ve dijital itibarları üzerinden baskı kurma olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Bu durumun çocuklarda yoğun kaygı, korku, özgüven kaybı ve sosyal çevreden uzaklaşma gibi olumsuz sonuçlar doğurabileceğini ekledi. Hukuki açıdan ise tehdit, hakaret, şantaj, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak paylaşılması ve bilişim sistemine hukuka aykırı erişim gibi suçların gündeme gelebileceği kaydedildi. Ailelerin bu tür olaylarda çocuklarına karşı suçlayıcı değil, güvene dayalı bir iletişim kurması ve yaşananları yetkili mercilere bildirmeleri gerektiği tavsiye edildi.

İlgili Haberler