Tecavüz ve üç cinsel saldırı suçundan hüküm giyen İngiliz komedyen ve oyuncu Russell Brand'in kaldığı Londra'daki Wandsworth Cezaevi'nin koşulları kamuoyunun gündemine geldi. Resmî denetim raporlarına göre, aşırı kalabalık, haşere istilası, şiddet olayları ve uyuşturucu kullanımı gibi sorunlarla mücadele eden cezaevinde mahkûmların son derece zor şartlar altında yaşamlarını sürdürdüğü belirtildi.
Get Him to the Greek filminin 51 yaşındaki oyuncusu Brand, mahkûmiyet kararının ardından HMP Wandsworth Cezaevi'ne nakledildi. Cezaevinin kapasitesinin üzerinde mahkûm barındırdığı ve ciddi altyapı sorunlarıyla karşı karşıya olduğu ifade edildi. Howard League for Penal Reform adlı kuruluşun verilerine göre, normal kapasitesi 894 kişi olan cezaevinde 1.457 mahkûm bulunuyor, bu da tesisin yüzde 163 doluluk oranına ulaştığını gösteriyor. İngiltere genelindeki cezaevlerinin ortalama doluluk oranı ise yüzde 107 seviyesinde.
Wandsworth Bağımsız İzleme Kurulu tarafından hazırlanan 2024 tarihli rapor, cezaevindeki yaşam koşullarına dair çarpıcı detayları ortaya koydu. Raporda, aşırı kalabalık nedeniyle mahkûmların sağlığının ve güvenliğinin ciddi risk altında olduğu vurgulanırken, koşulların "insanlık dışı" olduğu değerlendirmesi yapıldı. Tek kişilik tasarlanan hücrelerde iki mahkûmun barındırılmak zorunda kalındığı, bazı hücrelerin bakımsız ve dar olduğu, pencerelerin kırık veya eksik olduğu, mobilya ve donanımların ise kullanılamaz durumda bulunduğu kaydedildi.
Mahkûmların temel ihtiyaçlarını karşılama konusunda da zorluklar yaşadığı aktarıldı. Bazı mahkûmların iki ila üç hafta boyunca temiz kıyafet alamadığı, duş alanlarının hijyenik olmadığı ve yetersiz havalandırma nedeniyle küf oluştuğu bildirildi. Cezaevindeki altyapı sorunları da dikkat çekiyor; aşınmış zeminler haşerelerin girmesine neden olurken, ısıtma sisteminin arızalı kazanlar yüzünden düzenli çalışmadığı belirtildi. Yaz aylarında hücrelerdeki sıcaklığın 35 dereceyi aştığı da raporda yer aldı.
Cezaevinde personel yetersizliği nedeniyle mahkûmların günde 22 saate kadar hücrelerinde tutulabildiği, açık havada egzersiz imkânlarının da kısıtlandığı ifade edildi. 2023-2024 dönemini kapsayan rapora göre, mahkûmlar arasında 442, personele yönelik ise 518 saldırı kaydedildi. Aynı dönemde 302 mahkûmun karıştığı 998 kendine zarar verme olayı yaşandı. Cezaevinde 10 kişi hayatını kaybederken, altı ölümün intihar şüphesi taşıdığı belirtildi. Ankete katılan mahkûmların yarısından fazlası yasa dışı uyuşturuculara kolaylıkla ulaşabildiğini belirtirken, cezaevinin farklı bölümlerinde esrar kokusu hissedildiği aktarıldı. Yetkililer, bu dönemde 344 uyuşturucu ve 115 alkol ele geçirme olayı kaydedildiğini bildirdi.
Russell Brand'in ailesinin kendisini ziyaret etmek istemesi halinde sıkı güvenlik prosedürlerine uyması gerekecek. Her mahkûmun aynı anda en fazla üç ziyaretçi kabul etmesine izin veriliyor. İlk kez ziyarete gelenlerin parmak izleri kaydedilirken, çocuklar dahil herkes üst aramasından geçiriliyor. Tesiste uyuşturucu tespit köpekleri görev yapıyor ve ziyaretçiler bu kontrollere tabi tutulabiliyor. Ziyaretçiler için askılı üstler, derin dekolteli kıyafetler, yırtık kot pantolonlar ve saldırgan ifadeler içeren giysiler yasak. Dini başörtüleri dışında atkı, eldiven, saat, güneş gözlüğü ve şapkaların çıkarılması gerekiyor.
Cezaevinde mahkûmların eğitim alabilmesi ve tahliye sonrası hayata hazırlanabilmesi için çeşitli programlar düzenleniyor. Mahkûmlar İngilizce, matematik, bilgisayar eğitiminin yanı sıra berberlik, aşçılık, bisiklet tamiri, bahçecilik, inşaat ve radyo yapımı gibi mesleki kurslara katılabiliyor. Yoga, farkındalık çalışmaları, ebeveynlik eğitimleri, nakış ve koro etkinlikleri de sunulan faaliyetler arasında yer alıyor. Brand'in ailesiyle iletişimini sürdürmesi için de imkânlar mevcut; her ay düzenlenen aile günlerinde mahkûmlar çocuklarıyla daha rahat bir ortamda vakit geçirebiliyor. Babaların çocuklarının okul ödevlerine yardımcı olabilmesi amacıyla bir ödev kulübü de faaliyet gösteriyor.