Denizbank Levent Şubesi eski Müdürü S.E.'ın, yüksek faiz vaadiyle fon kurarak aralarında Fatih Terim, Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan gibi tanınmış isimlerin de bulunduğu 30'dan fazla kişiyi milyonlarca lira dolandırdığı iddiasıyla ilgili davada yeni bir gelişme yaşandı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin kararını usul eksiklikleri nedeniyle bozarak dosyayı yeniden yargılanmak üzere İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermişti.
Bu kapsamda yeniden hakim karşısına çıkan Erzan, duruşmada savunmasını yaptı. Tekrar yargılanıyor olmaktan dolayı inançlı olduğunu belirten Erzan, adil yargılanmadığını düşündüğünü ifade etti. Üç buçuk yıldır beyanlarına itibar edilmediğini ve aleyhine kararlar verildiğini savundu. Sadece katılanların ifadelerinin mutlak doğru kabul edildiğini öne sürdü.
S.E., kimseye borcu olmadığını ancak borçlu durumunda kaldığını belirterek, bir sistem kurmadığını söyledi. Tüm mal varlığını verdiğini ve elinde 1 lirası kalmadığını dile getirdi. Yüksek faiz vaadiyle somutlaştırılacak bir davranışı olmadığını, kimsenin iradesini fesada uğratma kastının bulunmadığını savundu. Arda Turan'ın 1 kuruş alacağı varsa kendisine bin yıl ceza verilmesini istediğini, Turan'ın verdiği parayı 15 günde geri aldığını belirtti.
Erzan, savcılıkta verdiği ifadelerle diğer beyanları arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle sadece savcılık beyanlarının esas alındığını anlattı. Yeterli hukuki destek alamadığını, o dönem yönlendirmelerle ifade verdiğini öne sürdü. O sabah izinli olduğunu ve Çorlu'ya gittiğini, kendinde olmadığını ve çok kötü olduğunu belirtti. Telefonunu kapatmasının nedeninin, kendisinden para almak isteyenlerin kapıya dayanması olduğunu söyledi. Bankaya kendi rızasıyla giderek yaşadığı durumu anlatmaya çalıştığını, o gün annesinin gözünün önünde darp edildiğini ve senetler verdiğini iddia etti.
Bankanın kendisine bir avukat yönlendirdiğini ve savcıya sığındığını ifade eden Erzan, beyanlarının bağlamından koparıldığını savundu. Para kendisinde değil, bunu anlattığını belirtti. Bankanın avukatının, 'Yukarıdan baskı varmış, seni tutuklanıyorsun' dediğini aktardı. Korku ve baskı altında herkese fon dediğini, ancak elinde bunu belgeleyen bir mektup olduğunu belirtti. Fon demediğini, banka ile görüşmeler yaptığını söyledi. Arkadaşlarından geri ödemeleri yapamadığını, annesinin ve babasının bütün mal varlığını sattığını ifade etti.