Ünlü oyuncu Nurgül Yeşilçay, yaşamını İstanbul'dan Kuşadası'na bağlı Çınar Köyü'ne taşıdı. Sevgilisi Necati Kocabay ile yeni bir hayata başlayan Yeşilçay, InStyle dergisine verdiği röportajda şehir hayatından ayrılma nedenlerini ve köy yaşamının kendisine kattığı dönüşümü paylaştı.
'ATIN BENİ METROPOLDEN'
Yeşilçay, İstanbul'da yaşarken metropolün sunduğu imkanlardan yeterince faydalanamadığını hissettiğini belirtti. Şehir yaşamının artık kendisine uygun olmadığını ifade eden oyuncu, “Metropolü metropol gibi yaşamadığımı fark ettim. Şehrin göbeğinde oturuyorum, üç ayda bir oyuna gidiyorum. Atın beni metropolden!” diyerek İstanbul'dan uzaklaşma gerekçesini dile getirdi. Gençlerin ise şehir hayatının sunduğu fırsatlardan yararlanması gerektiğini vurgulayan Yeşilçay, konserlere gitmek ve yeni mekanları keşfetmek gibi aktiviteleri örnek gösterdi.
'İSTANBUL'DA YEMEKLER ÇOK BOZULDU'
Şehirden ayrılma kararlarında beslenme alışkanlıklarının da etkili olduğunu belirten Yeşilçay, İstanbul'daki yaşam biçimine yönelik eleştirilerde bulundu. Oyuncu, “Öncelikle İstanbul’da yemekler çok bozuldu. Biz niye çer çöp yiyoruz?” sorusunu yöneltti. Şehirlerin geçmişe kıyasla daha az özgür bir yaşam sunduğunu da düşündüğünü sözlerine ekledi.
'MÜTHİŞ ÇEVRECİ OLDUM'
Köy yaşamına adapte olduktan sonra doğaya bakış açısının değiştiğini anlatan Nurgül Yeşilçay, sürdürülebilirlik ve tüketim alışkanlıkları üzerine daha fazla düşünmeye başladığını söyledi. Yeşilçay, “Doğayı zaten seviyordum ama orada iyice değiştim. Müthiş çevreci oldum” dedi. Üretilen çöp miktarına dikkat çeken oyuncu, doğanın kendini yenileme kapasitesi olduğunu ancak insanların tüketim alışkanlıklarının dünyaya zarar verdiğini savundu. Moda ve alışveriş pratiklerine de değinen Yeşilçay, “Moda haftada bir değişmez. Biz niye haftada bir yeni bir şeyler alıyoruz. Almamalıyız” değerlendirmesinde bulundu.