Moda ve yaşam arasındaki sınırların bulanıklaşmasıyla birlikte, tasarımlar artık gündelik hayatın en özel anlarına entegre oluyor. Misela'nın imza desenleri, Esma Dereboy Tasarım'ın kurucusu ve baş tasarımcısı Esma Dereboy'un el işçiliğiyle ürettiği porselen dünyasıyla buluştu. Bu iş birliği, farklı disiplinlerden beslenen ancak aynı hassasiyeti taşıyan iki markanın ortak bir dünya kurmasını sağladı.
Koleksiyonun merkezinde sadece tasarım değil, aynı zamanda gündelik hayatı anlamlı kılan küçük ritüeller de yer alıyor. Misela kurucusu ve kreatif direktörü Serra Türker Bayır, sofranın neden bu kadar ön planda tutulduğunu ve bir desenin nasıl bir deneyime dönüştüğünü anlattı. İki tasarımcının buluşma noktası; zamansızlık, karakter ve insanın hayatına gerçekten dokunan objeler yaratma fikri oldu. Günümüz lüks anlayışının da bu fikrin etrafında şekillendiği belirtildi.
Serra Türker Bayır, zanaatkarlığın Misela'nın kimliğinin temel taşlarından biri olduğunu vurgulayarak, üretim sürecinin büyüsünün bu noktadan geldiğini ifade etti. Üretilen parçaların müşteriler için tek tek, özenle üretildiğini belirten Bayır, zanaatkarlığın ürüne sadece kalite değil; karakter, ruh ve zamansızlık kattığını söyledi. Esma Dereboy ise el işçiliğinin objeye insanın izini bıraktığını düşünerek, seri üretimdeki kusursuzluğun aksine el yapımında karakterin öne çıktığını dile getirdi. İnsanların artık bir hikaye, duygu ve bağ kurabilecekleri objeler aradığını ekledi.
Bu yaklaşım, koleksiyonu yalnızca dekoratif bir iş birliği olmaktan çıkarıp, Türkiye'de üretime devam eden iki kadın girişimcinin ortak yaratım hikayesine dönüştürdü. Esma Dereboy, Türkiye'de tasarım üretmenin zorluklarına rağmen güçlü üretim kültürü ve köklü el işçiliği geçmişiyle besleyici bir alan olduğunu belirtti. Özellikle kadın üreticilerin ve yaratıcı kadınların birbirini desteklemesini kıymetli bulduğunu sözlerine ekledi. Serra Türker Bayır ise bu iş birliğinin farklı disiplinlerle yeni yaratıcı birlikteliklerin habercisi olabileceğini ve farklı disiplinlerle çalışmanın kendisinde yeni dünyalar keşfetme isteği uyandırdığını belirtti.