USD 46,26₺ ▲0.11% EUR 53,52₺ ▲0.04% ALTIN 6.273₺ ▲3.03% BTC 2,96M₺ ▲0.26% ☁️ Istanbul 19°C
13 Haziran 2026

Magazin Radar

Yaşam • Moda • Kültür

Marilyn Monroe'nun Ölümünün 100. Yılı: Gizem Devam Ediyor
Diziler

Marilyn Monroe'nun Ölümünün 100. Yılı: Gizem Devam Ediyor

Marilyn Monroe'nun doğumunun 100. yılında, ölümüne ilişkin gizem hala çözülebilmiş değil. Resmi kayıtlara 'muhtemel intihar' olarak geçen ölüm, komplo teorilerini ve spekülasyonları beraberinde getiriyor.

İmza: Magazin Radar Diziler Servisi Yayın: 👁 45,597

Sinema ikonu Marilyn Monroe'nun doğumunun 100. yılında, ölümüne ilişkin gizem hala çözülebilmiş değil. 1 Haziran 1926 doğumlu olan ve 36 yaşında hayatını kaybeden Norma Jeane Mortenson'ın yaşamı, ardında pek çok soru işareti bıraktı.

Milyonlarca hayranı olan Monroe'nun psikolojik ve duygusal sorunlarla mücadele ettiği biliniyor. Bu sorunların çocukluk travmaları ve şöhretin getirdiği baskıyla ilişkili olduğu düşünülüyor. Ağustos 1962'deki ölümü resmi kayıtlara 'muhtemel intihar' olarak geçti. Ancak bu açıklama, günümüze kadar süregelen komplo teorilerini ve spekülasyonları engelleyemedi.

İngiliz gazeteci Anthony Summers, 1982'de Monroe'nun davasını yeniden inceleyen Los Angeles bölge savcılığı döneminde konuyu derinlemesine araştırdı. Summers, BBC News Mundo'ya verdiği demeçte, olayın göründüğünden daha karmaşık olduğunu belirtti. Yaptığı araştırmalar sonucunda, Monroe'nun öldürüldüğüne dair kesin bir kanıt bulamadığını ancak ölüm koşullarının kasıtlı olarak örtbas edildiğine dair kanıtlar elde ettiğini ifade etti. Bu örtbasın, aktrisin Kennedy kardeşlerle olan ilişkisiyle bağlantılı olduğunu öne sürdü.

Monroe'nun, dönemin ABD Başkanı John F. Kennedy ve Adalet Bakanı Robert F. Kennedy ile ilişkileri olduğu iddia edildi. Summers'ın kaynakları, Monroe'nun bu kardeşlerle politikacıların eniştesi Peter Lawford'un malikanesinde sık sık bir araya geldiğini aktardı. Bazı tanıklıklar, Monroe'nun önce John, ardından Bobby Kennedy ile romantik ilişkiler yaşadığını öne sürdü. Bu iddialar Kennedy ailesi tarafından hiçbir zaman kabul edilmedi. Araştırmalar, Monroe ve Kennedy kardeşlerin özel dedektifler ve eski FBI ajanları tarafından takip edildiğini ortaya koydu. Hatta Lawford'un evine dinleme cihazları yerleştirildiği de iddia edildi.

Summers'a göre, Monroe'nun sol görüşlü düşünceleri ve Kennedy kardeşlerle olan görüşmeleri, FBI tarafından güvenlik endişesi olarak değerlendirildi. Bu durumun, Kennedy kardeşlerin Monroe ile ilişkilerini kesmelerine neden olduğu belirtildi. Dinleme ve gözetleme uzmanı Reed Wilson, Monroe'nun ölüm günü Peter Lawford'a yalnız bırakılmak istediğini söylediği bir telefon kaydına ulaştığını belirtti. Monroe'nun o dönemde 'Kullanılmış hissediyorum. Kendimi bir et parçası gibi hissediyorum. Elden ele dolaştırılmış gibi hissediyorum' dediği iddia edildi.

Cinayet teorileri, Monroe'nun Kennedy'ler için tehlikeli bir figür haline geldiği düşüncesinden beslense de Summers, öldürüldüğüne dair bir kanıt olmadığını vurguladı. Bununla birlikte, ölüm gecesine ilişkin kanıtların, gerçekte olanların anlatılmadığı yönünde bir hikâye oluşturulduğunu gösterdiğini belirtti. Resmi açıklamaya göre Monroe'nun hizmetçisi Eunice Murray, 5 Ağustos Pazar günü saat 03.00'te Monroe'nun odasında ışığın açık olduğunu fark edip psikiyatrist Ralph Greenson'ı aradı. Greenson olay yerine gelip pencereden baktığında Monroe'yu yatakta hareketsiz halde buldu. Ardından pencereyi kırarak polisi aradı. Ancak Summers'ın topladığı tanıklıklar, basın danışmanının eşi Nathalie Jacobs'ın ifadeleriyle farklılık gösteriyor. Jacobs, eşinin aktrisin yaşadığı bir acil durum hakkında 4 Ağustos Cumartesi günü saat 22.00 ya da 23.00 civarında haberdar edildiğini aktardı. Adli tabip Thomas Noguchi ise ölüm saatini yaklaşık olarak 23.00 ya da gece yarısı olarak tahmin etmişti.

İlgili Haberler