Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında, 'Kurtlar Vadisi' dizisinin senaristi Raci Şaşmaz'ın 'bilgi sahibi' sıfatıyla verdiği ifadeye ulaşıldı.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma devam ederken, Şaşmaz dün Silivri Adliyesi'ne gelerek savcılıkta ifade verdi. Uzun yıllar dizinin senaristliğini yaptığını belirten Şaşmaz, 'Kurtlar Vadisi'nin televizyon tarihinin en çok ses getiren dizilerinden biri olduğunu söyledi. Dizinin itibarsızlaştırılmak istendiğini savunan Şaşmaz, bunun için şiddet ve 'belge/bilgi alıyorlar' gibi iki temel argümanın kullanıldığını ifade etti. Şaşmaz, bu iddiaların dizinin başarısını gölgelemek amacıyla ortaya atıldığını belirterek, 20 yıldır çeşitli kereler bu tür iftiralara cevap verildiğini vurguladı.
Şaşmaz, legal veya illegal hiçbir güç ya da suç odağıyla irtibatlarının olmadığını, Kurtlar Vadisi'nin açık kaynaklardan yararlanarak kamuoyuna sunduğu bir drama olduğunu dile getirdi. Dizideki 'Kaşifoğlu' karakterinin istihbarat içi çatışmaları anlatmak üzere yaratıldığını ve hikayesi bittiğinde dizide öldürülerek başka konulara geçildiğini belirten Şaşmaz, bu durumun gerçek hayatla ilgisi olmadığını, 'İskender Büyük' karakterinin dizide ölmesine rağmen ilham aldığı kişilerin hayatta olduğunu söyledi.
Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünü araştırmanın savcılık makamının görevi olduğunu belirten Şaşmaz, cinayet veya ihmal varsa faillerin cezalandırılmasını tüm kamuoyu gibi kendilerinin de talep ettiğini ifade etti. Şaşmaz, ifadesinde, dizinin tamamen hayal ürünü karakterlerden oluştuğunu, birinin ölümünü önceden bilme ihtimallerinin olmadığını belirtti. Sosyal medyadaki 'FETÖ'cü Ali Fuat Yılmazer'in senaryoya müdahale ettiği' yönündeki iddiaları da yalanlayan Şaşmaz, Yılmazer'i tanımadığını ve herhangi bir ilişkisinin olmadığını söyledi. Erdoğan ve ailesiyle ilgili mezar taşı mesajı iddialarının da doğru olmadığını, bu tür bir durumun senaryo kontrolünde olmadığını ve gerçek mezar taşının kapatılmadığı dönemde çekim yapıldığını hatırlattı.
Şaşmaz, 'Hasan Atilla Uğur'un senaryoya müdahale ettiğine dair iddialar'ın asılsız olduğunu belirterek, yapımcı veya senaristin araç plakalarını bilme ihtimalinin olmadığını söyledi. Dizide kullanılan araç plakalarına müdahil olmadıklarını, her bölümde onlarca araç kiralandığını ve o dönemde plakaları değiştirme adedinin yaygın olmadığını ifade etti. Osman Sınav'ın Hasan Atilla Uğur ile ilk kez 'Deli Yürek Bumerang Cehennemi' filminin çekimleri sırasında tanıştığını belirten Şaşmaz, bu tanışıklığın ardından Sınav ve Uğur arasında dostluğun ilerlediğini ancak kendisinin Uğur ile bireysel bir ilişkisi olmadığını dile getirdi.
Senaryoya kimsenin müdahale etmediğini vurgulayan Şaşmaz, Osman Sınav'ın zaman zaman fikir verse de sakıncalı bulduğu için izin vermediğini anlattı. Sınav'ın bu talebi kabul edilmediği için kendisine tehdit aldığını ve işi bırakıp devretmek istediğini söylediğini, diziden ayrılışının bu şekilde olduğunu belirtti. Kurtlar Vadisi'nin veya Pana Film'in YouTube hesabı ile bir ilgisinin olmadığını, sosyal medyadaki haberlerin sahte hesaplar tarafından yapılmış olabileceğini ifade etti. Şaşmaz, 'Kurtlar Vadisi Gladio' ve 'Kurtlar Vadisi Filistin' filmleriyle FETÖ yapılanmasının rahatsız olduğu ve devletin mücadelesinin desteklendiği iki yapım gerçekleştirdiklerini, kendisinin de 15 Temmuz gecesi çatışmalara katıldığını sözlerine ekledi.