Kurtlar Vadisi dizisinin senaristlerinden Raci Şaşmaz, eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada ifade verdi. Şaşmaz, diziye yönelik iddialara da açıklık getirdi.
Eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin soruşturma devam ederken, Kurtlar Vadisi Pusu dizisindeki 'Kazım Kaşifoğlu' karakterinin sosyal medyada gündem olması üzerine dizinin senaristleri bilgi sahibi sıfatıyla ifadeye çağrıldı. Dizinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan, Silivri Adliyesi'ne gelerek ifadelerini sundu.
Şaşmaz, diziye yönelik iddiaları reddetti. Dizinin ilk yapımcılarından Osman Sınav'ın, Diyarbakır'daki bir çekim sırasında eski Jandarma mensubu Emekli Albay Hasan Atilla Uğur ile tanıştığını belirten Şaşmaz, “Sık görüşüyorlardı. Bu vesileyle ben de Hasan Atilla Uğur ile tanışmış oldum ancak hiçbir zaman benim kendisiyle bireysel bir ilişkim olmadı.” şeklinde konuştu.
Raci Şaşmaz'ın İfadesinin Tam Metni Ortaya Çıktı
Kurtlar Vadisi dizisinin uzun yıllar senaristliğini yaptığını belirten Şaşmaz, dizinin televizyon tarihindeki en ses getiren yapımlardan biri olduğunu söyledi. Şaşmaz, diziyi itibarsızlaştırmak amacıyla şiddet ve 'belge/bilgi alıyorlar' gibi iki yönde kampanya yürütüldüğünü öne sürdü. Şiddet kampanyasının aileleri korkutarak izleyiciyi uzaklaştırmayı hedeflediğini, bilgi ve belge alıyorlar iddiasının ise dizinin başarısını gölgelemek için kullanıldığını savundu.
“Açık Kaynaklardan Yararlanıyoruz”
İftiralara 20 yıldır birçok kez yanıt verildiğini ekleyen Şaşmaz, “Legal ya da illegal hiçbir güç ya da suç odağıyla irtibatımız yoktur, olmamıştır. Kurtlar Vadisi toplumun fotoğrafını çeker ve açık kaynaklardan yararlanarak bunları drama gücüyle izleyicinin anlayabileceği bir formata getirip kamuoyuna arz eder.” dedi.
“Gerçek Hayatla İlgisi Yoktur”
Dizideki Kaşifoğlu karakterinin istihbarat içi çatışmaları anlatmak amacıyla yaratıldığını belirten Şaşmaz, ifadesinde şu değerlendirmelerde bulundu: “Hikayesi bittiğinde ise dizide öldürülerek başka karakterlere ve konulara geçildi. Dizideki karakterin ölümü konunun bitimini ifade eder. Gerçek hayatla ilgisi yoktur. Örneğin İskender Büyük karakteri de dizide ölmüş olsa da o karaktere ilham verdiği söylenen gerçek kişiler hayattadır. Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünü araştırmak savcılık makamının işidir. Bundan ancak memnuniyet duyarız. Cinayete kurban gittiyse ya da ölümünde ihmaller varsa bunların ortaya çıkması ve dahli bulunanların cezalandırılması tüm kamuoyu gibi bizim de talebimizdir.”
“Dizi Tamamen Kurgudur”
İfadesinde dizinin tamamen kurgu olduğunu yineleyen Şaşmaz, “Hayal ürünü karakterlerin birleşiminden oluşur. Birinin ölümünü önceden bilme ihtimalimiz yoktur.” iddiasını savundu. Sosyal medyada FETÖ’cü Ali Fuat Yılmazer’in senaryoya müdahale ettiğine dair iddiaların dolaştığına dair haberlerin tamamen iftira olduğunu belirten Şaşmaz, “Ali Fuat Yılmazer’i ben tanımam, herhangi bir ilişkim olmamıştır.” dedi.
Mezar Taşı İddiası
Dizinin bir bölümünde yer alan ve üzerinde “Erdoğan” yazılı bir mezar taşına ilişkin de konuşan Şaşmaz, “Erdoğan ve ailesi ile ilgili bir mezar taşıyla mesaj vermek ne bizim inandığımız değerlere uygundur, ne de böyle bir şey söz konusudur.” dedi. Bu durumun senaryo olarak kendisinin belirlediği ve kontrol edebileceği bir şey olmadığını öne süren Şaşmaz, dizinin üzerinden yıllar geçtiğini ve o dönemlerde kabristan çekimlerinde gerçek mezar taşlarının kapatılmadığını belirtti. Şaşmaz, iddialarını şöyle sıraladı: “Bu gerçek bir mezar taşı da olabilir, prodüksiyon ve sanat grubunun hazırladığı yaygın soy isimlerinden oluşan sahte bir mezar taşı da olabilir. Hatırlamam mümkün değil. Bir yapımcının ya da senaristin bir mezar taşının üstünde yazanları ya da araç plakalarını bilme ihtimali yoktur. Dizide kullanılan araçların plakalarına (34 PLT 34 hariç) müdahil olmamız da söz konusu değildir. Her bölümde onlarca araç kiralanarak kullanılır ve o yıllarda plakaları değiştirmek adeti de henüz yaygın değildir.”
Senaryoya Müdahale İddiası
Sosyal medyada emekli Albay Hasan Atilla Uğur’un senaryoya müdahale ettiğine dair iddialara da yanıt veren Şaşmaz, “Bu haberler de tamamen asılsızdır. Osman Sınav, Hasan Atilla Uğur ile ilk defa Deli Yürek Bumerang Cehennemi filminin çekiminde tanıştı. Diyarbakır’da jandarma bölgesinde yapılan çekimler esnasında jandarmadan izin almamız gerekiyordu. Osman Sınav, Hasan Atilla Uğur ile bu vesileyle tanıştı. Osman Sınav’ın ile Hasan Atilla Uğur arasında dostluk ilerledi.” ifadelerini kullandı.