Gazeteci Cem Küçük, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade verdi. İfadesinde, televizyon yayınlarındaki iddialardan para transferlerine, hediye yazışmalarından Adnan Oktar bağlantısına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.
Soruşturma dosyasında yer alan dijital materyallerde, Cem Küçük ile T.K. arasındaki yazışmalar incelendi. Yazışmalarda Küçük'ün, Koç'a hakkındaki iddiaları yayında değerlendireceğini belirttikten sonra “Şu an yayın tamamen lehine” mesajını gönderdiği tespit edildi. Aynı konuşmada Küçük'ün “Artık bir ayakkabı hediye edersin” ifadesini kullandığı, Koç'un ise “Canımsın” yanıtını verdiği belirlendi. Cem Küçük, savcılıkta bu yazışmaların şaka olduğunu ve herhangi bir ayakkabı almadığını savundu.
Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) eski daire başkanı M.C.A. ile yapılan yazışmalar da dosyada yer aldı. Savcılık tespitlerine göre Cem Küçük, 10 Ocak 2025 tarihinde Acar'a “Senin hediyeler ne oldu?” mesajını gönderdi. Devam eden yazışmalarda ayakkabı numarası, teslimat mağazası ve ürünün kasaya bırakılması gibi detaylar konuşuldu. Küçük'ün ayakkabıyı teslim aldığını bildirdiği de tespit edildi. Savcılık ifadesinde ayakkabıyı aldığını kabul eden Küçük, bunun yeni yıl hediyesi olduğunu ve herhangi bir haber veya işlem karşılığında verilmediğini belirtti.
Aynı kişiyle yapılan başka bir yazışmada ise DHMİ içindeki bazı iddiaların Cem Küçük’e iletildiği ve “Bir baksana konuya, yapar mısın bir şey abi?” şeklinde bir talep olduğu görüldü. Küçük'ün buna “Külliyeye ilettim” cevabını verdiği tespit edildi. Küçük, bu yazışmayı doğrulayarak, herhangi bir menfaat beklentisi olmadan, kendisine iletilen sorunun çözümüne yardımcı olmak amacıyla bu yanıtı verdiğini söyledi.
Cem Küçük'e, televizyon programında B.G.'in hesabına İBB iştiraklerinden para aktarıldığına dair MASAK raporlarına atıfta bulunduğu hatırlatıldı. Küçük, söz konusu MASAK raporlarını hiç okumadığını, yayında rapora atıf yapmasının o anki konuşulan konunun MASAK raporlarıyla ilgili olmasından kaynaklandığını belirtti. Gezgin'e her ay yaklaşık 1 milyon lira aktarıldığı yönündeki algının doğru olmadığını, toplamda yaklaşık 1 milyon lirayı kastettiğini savundu.
Medya Kritik programında F.K.'in evinde “balya balya 2 milyon dolar bulunduğu” yönündeki açıklamaları sorulan Küçük, bu bilgiyi başka bir gazetede yer alan habere dayanarak kullandığını, daha sonra iddianameyi incelediğinde haberin doğru olmadığını gördüğünü ve açıklamasını düzelttiğini söyledi.
Savcılık, gazeteci T.S. ile Cem Küçük arasında 27 ayrı işlemde toplam 537 bin 800 liralık para hareketi bulunduğunu gündeme getirdi. Küçük, Sarıkaya ile ticari ortaklığı bulunmadığını belirterek para transferlerini geçmişe dayalı borç ilişkisiyle açıkladı. Gizli tanığın “T.S., Cem Küçük’ün para işlerini yürütüyor” yönündeki iddiası sorulunca ise söz konusu transferlerin “alacak verecek meselesi veya organizasyon ücretlerinden” kaynaklandığını söyledi. Ancak bu organizasyon veya borca ilişkin herhangi bir belge sunmadı.
Savcılık, Cem Küçük’e S.S. isimli kişiden hesabına 14 ayrı işlemle toplam 99 bin lira gönderildiğini de sordu. Küçük, söz konusu kişiyi tanımadığını ve hesabına neden para gönderildiğini bilmediğini ifade etti. Tanımadığını söylediği bir kişiden hesabına defalarca para gelmesine ilişkin herhangi bir açıklama getirememesi dikkat çekti.
Kıbrıs merkezli Diyalog Gazetecilik tarafından Cem Küçük’ün hesabına gönderilen 17 ayrı ödeme de gündeme geldi. Küçük, bu paraların çeviri hizmetleri karşılığında ödendiğini savundu ancak bu çalışmalara ilişkin sözleşme, fatura, makbuz ya da yazışma bulunmadığını kabul etti. Çin merkezli GB Times Global tarafından yapılan ödemelerin ise geçmiş yıllarda yaptığı yorumculuk faaliyetlerinden kaynaklandığını öne sürdü.
Cem Küçük, Adnan Oktar suç örgütüyle bağlantısına ilişkin iddiaları reddetti. Ancak Adnan Oktar’ın yurt dışından gelen kitaplarını ekibiyle birlikte çevirdiğini kabul etti.