İsrail yapımı Fauda dizisinin ortak yaratıcısı Avi Issacharoff, oyuncu Mark Ruffalo'nun Gazze'de yaşananları "soykırım" olarak nitelendirmesine sert tepki gösterdi.
Londra'da düzenlenen bir etkinlikte konuşan Issacharoff, Ruffalo'yu "cahil" ve "aptal" olarak nitelendirerek, İsrail'in Filistinlileri yok etmeye çalıştığı yönündeki iddiayı reddetti. Issacharoff, İsrail'in her gün yaklaşık 600 yardım ve gıda aracının Gazze'ye girişine izin verdiğini belirterek, bunun Filistinlileri ortadan kaldırma amacı olmadığını savundu. Savaş sırasında Gazze'de doğan Filistinlilerin sayısının hayatını kaybedenlerden fazla olduğunu da öne sürdü. Ancak Issacharoff, bu doğum ve ölüm rakamlarına ilişkin iddiası için belirli bir kaynak veya tarih aralığı sunmadı.
İsrail makamları da Gazze'ye günlük yüzlerce yardım ve ticari aracın ulaştığını ifade ediyor. Birleşmiş Milletler ise yardımların yalnızca geçiş noktalarından bölgeye girmesinin, sivillere ulaştığı anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. BM raporlarına göre, insani yardım operasyonlarının engellendiği, bazı sevkiyatların geciktirildiği veya reddedildiği ve yardımın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında ciddi sorunlar yaşandığı belirtiliyor.
Issacharoff'un doğum ve ölüm rakamlarını İsrail'in Gazze'deki eylemlerine yönelik soykırım suçlamasına karşı bir argüman olarak kullanması, hukuki tartışmanın kapsamını tam olarak karşılamıyor. Soykırım Sözleşmesi, bir grubun tamamen ortadan kaldırılmasını şart koşmamakla birlikte, belirli eylemlerin ulusal, etnik, ırksal veya dini bir grubu tamamen ya da kısmen yok etme kastıyla gerçekleştirilmesini esas alıyor. İsrail hakkında Gazze'de soykırım işlendiğine dair nihai bir uluslararası mahkeme kararı bulunmuyor. Güney Afrika'nın İsrail'e karşı Uluslararası Adalet Divanı'nda açtığı dava devam ederken, mahkeme çeşitli geçici tedbir kararları açıkladı. İsrail ise soykırım suçlamasını reddederek, Gazze'deki askeri operasyonlarının Hamas'a yönelik olduğunu savunuyor.
Bununla birlikte Ruffalo'nun kullandığı "soykırım" ifadesi yalnızca siyasi bir söylem olarak değerlendirilmiyor. Eylül 2025'te Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi tarafından oluşturulan bağımsız soruşturma komisyonu, İsrailli yetkililerin Soykırım Sözleşmesi'nde tanımlanan beş eylemden dördünü gerçekleştirdiği ve soykırım kastının bulunduğu sonucuna varmıştı. İsrail bu raporu reddetmişti.
Tartışma, Ruffalo'nun Paramount Skydance'in Warner Bros. Discovery'yi satın alma girişimine yönelik eleştirileri sırasında yeniden alevlendi. Oyuncu, Oracle'ın İsrail ile ilişkilerine ve Gazze'de kullanılan teknolojilere işaret ederek İsrail'in Filistinlilere yönelik uygulamalarını "apartheid" ve "soykırım" kavramlarıyla ilişkilendirdi. Paramount ise Ruffalo'yu antisemitik kalıplar kullanmakla suçladı. Ruffalo bu suçlamayı reddederek, İsrail hükümetinin politikalarını veya askeri bağlantıları eleştirmenin Yahudilere yönelik bir eleştiri anlamına gelmediğini belirtti.
Ruffalo'ya yönelik suçlamalar Hollywood'da da yankı buldu. Yaklaşık 1.000 eğlence sektörü çalışanı, oyuncunun sözlerini eleştiren bir mektuba imza atarken, aralarında Joel Coen, Tony Kushner, Hannah Einbinder ve Todd Haynes'in de bulunduğu 180'den fazla Yahudi sanatçı, yazar ve akademisyen Ruffalo'ya destek verdi. Kenneth Lonergan oyuncuyu savunan açık bir mektup yayımlarken, George Clooney de Ruffalo'nun görüşlerini bütünüyle desteklediğini ifade ederek konuşma hakkını savundu.
Issacharoff, açıklamalarının Ruffalo'nun görüşlerini değiştirmeyeceğini kabul etti. Ancak Gazze'deki sivil ölümler, insani yardım krizi ve İsrail'e yönelik soykırım suçlamaları uluslararası kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, tarafların "soykırım" kavramı üzerinden yürüttüğü polemik Hollywood'un ötesine taşınmış durumda.