Cumhuriyet Dergisi'nin bu haftaki sayısında anneliğin dönüştürücü etkisi üzerine ünlü isimlerin görüşleri yer alıyor. İrem Helvacıoğlu, Pelin Akil, Meltem Yılmazkaya, Tuğba Çom, Işın Karaca ve Nilgün Baştuğ Kurt, anneliğin yaşamlarında açtığı yeni yolları anlatıyor.
Annelere yönelik içerikte, romantik jestler yerine zamanı ve emeği paylaşan adil bir yaşam tasarımının önemi vurgulanıyor.
Tarihe tanıklık eden Pembe Köşk'ün Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki yeri ve Atatürk'ün vizyonunu genç kuşaklara aktardığına dair bir yazı bulunuyor.
Üstün Dökmen, Kızılderili nikahından yola çıkarak doğaya ve topluma saygı üzerine kurulu kültürlerin yok oluşunu ve ahlak ile güç arasındaki gerilimi sorguluyor.
Ayça Ceylan, toprağın altındaki canlı ağların yaşamın devamı için taşıdığı büyük öneme dikkat çekerek, mevcut verilerin iç açıcı olmadığını belirtiyor.
Bala Gürcan Madra, Venedik Bienali'ndeki jüri istifaları, Altın Aslan ödüllerinin kaldırılması ve ulusal temsil krizlerinin bienalin yapısal çelişkilerini görünür kıldığını ifade ediyor.
Müzik dünyasından Sıla'nın otobiyografik yolculuğundan Soft Analog'un karanlık disko estetiğine uzanan bir seçki sunuluyor.
Başak Bıçak, "Beef" dizisinin ikinci sezonunda ilk sezonun derinliğini yakalamakta zorlandığını değerlendiriyor.