USD 48,75₺ ▲1.76% EUR 55,95₺ ▲0.85% ALTIN 6.820₺ ▼0.66% BTC 3,94M₺ ▲4.84% ☁️ Istanbul 23°C
18 Eylül 2026

Magazin Radar

Yaşam • Moda • Kültür

Alan Cihangir Yeni Sezona Hazır: İki Kadın Oyuncu İçin Özgür Bir Sahne
Diziler

Alan Cihangir Yeni Sezona Hazır: İki Kadın Oyuncu İçin Özgür Bir Sahne

Alan Cihangir tiyatrosu, yeni sezonda "DNA" oyunuyla devam ederken, "Neredeyse Mutlu Olacaktım" ve çocuklara yönelik Shakespeare atölyeleri gibi yeni projelerle seyirci karşısına çıkacak. Tiyatro, bağımsız sanat üretimine alan açmayı hedefliyor.

İmza: Magazin Radar Diziler Servisi Yayın: 👁 2,369

Alan Cihangir, disiplinlerarası üretim yapan ve farklı sanat dallarına ev sahipliği yapan bağımsız bir tiyatro topluluğu olarak yeni sezona hazırlanıyor. Geçen sezon Paul Zindel'in klasiği “The Effect of Gamma Rays on Man-in-the-Moon Marigolds” oyununun Nihan Okutucu uyarlaması ve yönetimiyle sahnelenen “DNA” adlı oyunu, bu sezon da yeni prodüksiyonlarla devam ettirecek.

“DNA” oyununda Emek Targan Gürsoy, Eda Yazıcı ve Hilal Başak Bol rol alıyor. Tiyatronun kurucuları Nihan Okutucu ve Emek Targan Gürsoy ile yapılan görüşmede, Alan Cihangir'in iki kadın oyuncunun tiyatroda kendilerini özgürce ifade edebileceği bir alan yaratma ihtiyacından doğduğu belirtildi. İki oyuncu da tiyatroda yalnızca oyuncu olarak değil, aynı zamanda üretken, düşünsel ve deneye açık bir platformda kendi sözlerini söyleyebilme isteğiyle bu alanı kurduklarını ifade etti.

Tarihi bir apartmanda küçük ölçekli bir tiyatro alanı oluşturan Okutucu ve Gürsoy, tiyatroyu sadece oyunların sergilendiği bir yer olarak görmediklerini, sanatçının özgürce üretebildiği, farklı disiplinlerle etkileşime girebildiği ve seyirciyle doğrudan bağ kurabildiği bir mekan olarak tanımladılar. Alan Cihangir'i kurarken temel amaçlarının bağımsız sanat üretimine olanak tanımak ve tiyatronun geleneksel sınırlarını zorlamak olduğunu belirttiler. Bu doğrultuda oyunların yanı sıra atölyeler, okumalar, söyleşiler ve performanslara da yer veriliyor.

Okuma tiyatroları da Alan Cihangir'in çalışmaları arasında yer alıyor. Her ay farklı bir yazarın oyunu seçilerek oyuncular aracılığıyla seyirciyle buluşturuluyor. Bu formatta dekor ve prodüksiyon unsurları geri planda tutularak metnin ve oyuncunun gücü ön plana çıkarılıyor, böylece seyircinin farklı yazarları ve oyunları keşfedebileceği bir alan sunuluyor.

Yeni sezonda hem kendi yapımlarını hem de yeni sanatçıların üretimlerini destekleyen yoğun bir program planlanıyor. Sezona devam eden “DNA” oyunu, bilimle yeni bir yaşam kurmaya çalışan Deniz’in annesi Nuran ve Aylin ile olan ilişkisi üzerinden aile, geçmiş ve aidiyet temalarını işliyor. Deniz'in genetik çalışmaları, geçmişten ve ailesinden kurtulma isteğiyle de örtüşüyor ve oyun, insanın kendi köklerinden ne kadar uzaklaşabileceğini sorguluyor.

Kasım ayı sonlarında ise Ozan Ağaç'ın kaleme aldığı “Neredeyse Mutlu Olacaktım” adlı oyun prömiyer yapacak. Şehir yalnızlığına odaklanan oyun, gündelik yaşamdaki gerçekçi karakterleri ironik bir dille ele alarak modern insanın mutlulukla kurduğu kırılgan ilişkiye değiniyor. Ayrıca çocuklar için yeni bir Shakespeare serisine başlandığı duyuruldu. Her ay farklı bir Shakespeare oyununun yaratıcı drama atölyeleriyle çocuklara sunulacağı belirtildi. Amaç, çocukların karakterleri, hikayeleri ve duyguları oyun yoluyla keşfetmelerini sağlamak ve Shakespeare'in dünyasını onlara deneyimletmek.

Tiyatro, yeni mezun olmuş genç oyuncuların projelerini de değerlendirerek hayata geçirilebilecek fikirler için işbirlikleri geliştiriyor. Bağımsız tiyatronun sadece oyun üretmekle kalmayıp yeni sanatçıların ilk adımlarını destekleyen bir yapı olması gerektiği vurgulandı. Ayrıca Sıraselviler 57 adresindeki tarihi apartmanın bir sanat kolektifine dönüşme sürecinin de parçası oldukları ve farklı disiplinlerden sanatçıların bir araya geleceği bu yapının İstanbul'un bağımsız kültür ve sanat hayatına yeni bir soluk getirmesi hedefleniyor.

İlgili Haberler